Haber
2026-09-09 13:11:27
Harran Üniversitesi’nde Keyfi Yönetime Son Verilsin!

Eğitim Bir-Sen Şanlıurfa 2 Nolu Şubesi, kurum çalışanlarını temsil eden yetkili sendika olarak; Harran Üniversitesi çalışanlarının kanuni haklı taleplerini ve sorunlarını kurum içi görüşmelerde ve Kurum İdari Kurul (KİK) toplantılarında defalarca dile getirmemize rağmen Üniversite üst yönetimince hiçbir hukuki ve makul talebimiz dikkate alınmamıştır. 

    Katılımcılıktan uzak, Üniversite birimlerinin ve kurullarının görüşlerinin dikkate alınmadığı, Senatonun karar yeri değil onay makamına dönüştüğü, kişisel ve keyfi yönetimden dolayı kronikleşen sorunlara kurum içinde çözüm imkânı bulamadığımızdan, çalışanlarımızın taleplerini ve sorunlarını yetkili sendikal sorumluluğun gereği olarak kamuoyu ile paylaşıyoruz.

    Akademik kadro ilan sürecinde, Üniversitenin akademik birimlerinin kadro talepleri dikkate alınmadan, tamamıyla Rektörlük tarafından keyfi bir şekilde kadro ilanları yapılmaktadır. Profesörlük, Doçentlik ve Doktor Öğretim Üyesi ilanlarında; kimi öğretim üyelerinin atamaları için süreleri dolar dolmaz kadro ilanına çıkılırken, kimileri de Üniversitenin atama ve yükseltilme kriterlerini sağlamalarına rağmen 3-4 yıl kadar kadro beklemek zorunda bırakılmaktadırlar. Birimlerle koordineli çalışmayan Rektörlük, bu konuda hiçbir bilimsel ve hukuki ölçütü dikkate almadan kimi zaman atama ve yükseltilme yönergesindeki asgari şartları sağlayana özel şart ekleyip ilana çıkarken; kadro vermek istemediği akademisyenler için 10, 20, 30 makale şartı ileri sürerek keyfi uygulamaların içine girmektedir. Son kadro ilanında daha on gün önce doktorasını bitiren bir Araştırma Görevlisine kadro ilan edilirken aynı Fakülteden atama şartlarını taşımalarına rağmen 3 yıldan fazla süredir kadro bekleyenlere ilana çıkılmaması personel arasında ciddi huzursuzluklara neden olmuştur.

    Yine Harran Üniversitesi’nde bazı idari kadro atamalarında idari tecrübe ve liyakatın aranmadığı aksine hiçbir idari tecrübesi olmayan akademik ve idari personelin idari görevlere atandığı görülmektedir. Aynı şekilde kurumda birim amirleri sık sık değiştirilmekte ve kurumsal hafızaya zarar verilmektedir. Örneğin 2 yıl içinde bir daire başkanlığına 2'si akademik olmak üzere 4 defa atama yapılmıştır. Danıştay içtihatları ve Sayıştay kararlarına aykırı olarak bazı daire başkanlarının ve akademisyenlerin sahada karşılığı olmayan “koordinatör” statüsü ile görevlendirilmeleri kamunun zararına olup, kurumda verimsizliğe yol açmaktadır. Kurumda idari personel için görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavını ısrarla istememize rağmen dōrt yıldır bu sınav yapılmamıştır. Bu tür keyfilikler personelin kurum aidiyetini zedelemekte ve çalışma motivasyonunu düşürmektedir. Diş Hastanesi ve Tıp Fakültesi’nde çalışan idari personel arasında döner sermaye ödemesi hususunda eşitlik ilkesine aykırı davranılmakta, bu konuda mağdur olan personelin dilekçelerine cevap bile verilmemektedir. 

    Toplu sözleşme hükümleri gereğince Üniversite Lojman Komisyonu, Disiplin Komisyonu ve İşyeri Güvenliği ve Sağlığı Komisyonlarında yetkili sendika temsilcisinin bulunması kanuni zorunluluk olmasına rağmen, Üniversitenin ilgili komisyonlarında yetkili sendika temsilcisine yer verilmemektedir. Bu komisyonların verdiği kararlar hukuka aykırı ve keyfiliğin oluşmasına yol açmaktadır. Hukuka aykırı oluşturulan komisyonların verdiği disiplin cezaları da mahkeme tarafından çoğu zaman iptal edilmekte, böylece Üniversite mali yönden de zarara uğratılmaktadır.

    Yasal süreçleri fiilen devre dışı bırakan “Yaptıklarımıza/yapacaklarımıza itiraz etmeyin.” ifadesiyle somutlaşan yönetim anlayışı ile akademik formasyona ve mevzuata uymayan yenilik diye dikte edilen uygulama ve düzenlemeler (Ortak dersler, yeni Lisansüstü yönetmeliği vs.) söz konusudur.  Lisansüstü Eğitime Yüksek lisans ya da doktora öğrencisi olarak başlayan her bir öğrenci söz konusu ortak derslerden alanıyla doğrudan ilgisi olmayan en az dört ders almak zorunda bırakılmakta, danışmanından ise bir dönemde sadece bir ders alabilecek dayatmaya gidilmektedir. Yani öğrenci, uzmanlık alanı ile ilgili olmayan birçok dersi alırken esas uzmanlık yapmak istediği alanla ilgili sadece bir ders alabilmektedir. Lisansüstü eğitim yapan bir öğrenci yeteri kadar uzmanlık dersi almadan, akademisyenlerden yeteri kadar istifade etmeden o alanda nasıl uzman olabilecektir. 

    Üniversitenin asli fonksiyonu, bilimsel düşünce ve evrensel değerler doğrultusunda öğrencilerin yetiştirilmesi, şehrin ekonomik ve sosyal gelişimine katkıda bulunmaktır. Harran Üniversitesi yönetimi bu temel ilkeler doğrultusunda şehrin gelişmesine katkı sağlayacak ciddi bir projeyi hayata geçirebilmiş değildir. Ancak dijitalleşiyoruz sloganıyla akademik misyona pek de katkısı olmayan, deneme sürüm ve yapay zekâ ile oluşturulmaya çalışılan öğrenci bilgi sistemi (ÇYS) uygulaması üzerinden veri girişleriyle bütün akademik personel, memur gibi çalıştırılmakta ve doğal olarak akademisyenlerin asıl işi olan akademik faaliyetlere yeteri zamanı kalmamaktadır. 

    Türkiye Yüzyılı maarif modeline yakışan ve yüksek öğrenimde geleceğe ayna tutan, yönetime bütün paydaşları ortak eden bir anlayış yerine, akademik ve idari personeli dışlayan, çalışanlarına mobbing uygulayan, keyfi uygulamaların içinde yer alan bir yönetimi istemiyoruz. Kamu yöneticisinin makamını kendi şahsi mülkü gibi görerek sergilediği bu keyfi tutumunun kurumsallaşmasına ve bir baskı aracına dönüşmesine asla müsaade edilmemelidir. Yetkilerini şahsi ihtiraslar uğruna kullanan, hukuku hiçe sayan ve liyakati ayaklar altına alan bu yönetim anlayışını kabul etmiyoruz.

    Yapılan işlemlerin ve alınan kararların haksız, hukuksuz olduğunu ifade ediyoruz ve buna dur diyoruz. Haklı olanların mağdur edildiği, sayısız usulsüzlüğün yapıldığı, tepki gösterenlere mobbing uygulandığı ve soruşturma açıldığı bu yönetimi ve anlayışı protesto ediyoruz. Bütün bu hukuka aykırı iş ve işlemlere karşı Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) ve diğer ilgili denetleme kurullarını denetime davet ediyor ve ileri sürdüğümüz bu hukuksuzlukların ciddi ve şeffaf bir şekilde araştırılıp açığa kavuşturulmasını talep ediyoruz. 

    Eğitim-Bir-Sen olarak Üniversitemizde adaletin, liyakatin ve hakkaniyetin yeniden tesis edilmesi için mücadelemizi yasal zeminde sürdürmeye devam edeceğiz.

    Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur.

Haber Görselleri

MEMUR-SEN
KONFEDERASYONU
EĞİTİMCİLER BİRLİĞİ
SENDİKASI
Zübeyde Hanım Mahallesi Sebze Bahçeleri Caddesi No:86
Altındağ - Ankara / TÜRKİYE
Tel : 0.312 231 23 06 Faks : 0.312 230 65 28
ebs@ebs.org.tr
Copyright © Eğitim Bir Sen